
Adım Nehir; Bismil'de güneş bulutların arasından çıkınca kendime zaman ayırdım. Bismil'de vitrindeki eski kitap aklımda kaldı. Bismil'de sahafın önünde yürüyüşü bitirip limonlu su içtim; acele etmeden etrafı izledim.
Bismil'de ıhlamur içerken “Merhaba Nehir” mesajını okudum. Yağmurdan sonra otobüs durağının yanında buluşmayı önerdim. Bismil'de bir dostun gülümsemesi sohbetimize konu oldu; ev yolunu düşünmeye başladım.
Bismil'de beklerken ağaçlardan süzülen ışık dikkatimi çekmişti. Bismil'de yanımdaki kişi adımı sordu; “Nehir” diyerek gülümsedim. Bismil'de sahafın önünde limonlu su molasından söz ettik; telefonumu çantama geri koydum.
Bismil'de serin bir akşamüstü eve doğru yürümeye başladım. Bismil'de otobüs durağının yanında arkadaşım “Hoşça kal Nehir” dedi. Sıcak çikolata molamız ve defterimdeki küçük çizim aklımdaydı; aklımdaki planı gözden geçirdim.
Bismil ilanını okuAkpınar
Ben Nehir; Akpınar'da serin bir akşamüstü yürüyüşe çıktım. Akpınar'da ağaçların altında durduğumda camdaki yağmur damlaları dikkatimi çekti. Akpınar'da çay molası verdim; sohbetimizi gülümseyerek hatırladım.
Altıok
Altıok'ta limonlu su içerken “Merhaba Nehir” mesajını okudum. Hava kararmadan önce sakin bir sokakta buluşmayı önerdim. Altıok'ta radyoda çalan şarkı sohbetimize konu oldu; sohbetimizi gülümseyerek hatırladım.
Fırat
Fırat'ta meydana çıkan yolda arkadaşımı bekliyordum; defterimdeki küçük çizim dikkatimi çekti. Fırat'ta “Ben Nehir” diyerek selam verdim. Fırat'ta ıhlamur eşliğinde konuştuk; bir sonraki durağımı düşündüm.




















